Hayırsız Evlat

anne-sozleri

Anne ve çocuk, Genel

12 Haziran 2019

ekledi.

Yorum Yaz

100 kez incelendi.

İki erkek evladı olan bir anne olarak her zaman yaşadığım gibi buğünde evladımın tahammülsüzlüğüne maruz kaldım . Benim imtihanım biraz ağır. Anneye kıymet vermeyen, söz tanımayan, dinlemeyen , sevgisini hissettirmeyen bir oğlum var. Daha açık annesini sevmeyen . Bir kız çocuğu annesinden çok fedakarlık yaptığıma inanıyorum. Maddi ve manevi. Ama şimdi hiç birşey yapmamışım gibi davranıyor.

Düşünüyorum düşünüyorum böyle olmasına bir sebep bulamıyorum . Hangi hatamdan dolayı olabilir diyorum kendi kendime. Tek bir hata yaptım ilk çocuğumda oda annemin baskısına hayır diyemediğimden oldu. Babam ölünce Anneme hayır diyemediğim için 2,5 yaşında anneme bıraktım ve ilk okula başlayınca bizimle oldu. Kardeşiyle beraber oldun diye annemi zorla razı ettik. ama hayatta zindan oldu bana . Bir ay İstanbul’da bir ay eşimin yanında. Bir onlar geldi bir ben böyle sürdü hayatım. Hayır diyememek maalesef hastalığımmış çocuklarımada aynı oldu. Onlarda hayır diyemedim. 3 kez dövdüm saçma sapan parasızlık yüzünden. Hala vicdan azabı çekerim . Ben çok baskı görmeme rağmen anneme nefrette duymadım onu mutlu etmeye uğraştım yaşamı boyunca. Vefat edince boşluğa düştüm 2,5 sene de anca kabullendim. Kız çocuğu ile erler çocuğunun farkını bende yaşadım. Hala her namazda annem babam duamda. Hiçbir namazda es geçmeden. Bunlar biz daha dünyada iken görmüyor bizi ölünce akıllarına bile gelmez.

Düğün günü bile hüngür hüngür ağlattı. Hiçbir suçum yoktu. Düğündeki orkestra sorunundan. Bu olay beni çok yaraladı.

Bu hata benimmi evladınmı bilmiyorum. Ama yüreğim çokkk kırgın. Hep dua ediyorum iyiliği için ama gönlüm hep kırık. Bazen beddua ediyim Allah’ta sana senin gibi evlat versin diyecek oluyorum hemen töbe diyorum. Allah herkese hayırlı evlatlar versin inşallah🙏 Benim çocuklarıma ve herkesin evladına İyilikler güzellik ler nasip etsin🙏 Amin

İnternette bulduğum bir yazı

Erkek evladla ilgili olunca paylaşırım istedim

Zaman bazılarımız için yitip gidiyor. 
Büyükler yavaş yavaş elini eteğini çekiyor bu dünyadan. 
Onların gidişi öyle sıradan bir gidiş değil. 
Savundukları birçok değerleri de beraberinde götürüyorlar.
Mesela, o zamanın büyükleri hep “erkek evladının” olmasını isterdi. 
Nedense kız çocukları pek itibar görmezdi. 
Çünkü kız çocuğu gereksizdi! 
Başa belaydı! 
Oysa erkek evlat öyle miydi? 
Erkek evladın tırnağını, bin tane kız evlada değişmezlerdi. 
Erkek çocuk iktidar demekti. 
Erkek çocuk gurur demekti. 
Erkek çocuk soy sop demekti. 
Sonra ne oldu? 
Gel zaman git zaman oldu. 
Devir değişti. 
Erkek de değişti. 
Kız çocukları erkek, erkek çocukları da kız çocuğu oldu. 
Anne-baba için kız çocuğu hayırlı, erkek çocuğu ise hayırsız oldu. 
Şimdiki anne babalara bakıyorum, neredeyse kimse erkek çocuk istemiyor. 
Anne-baba, yaşlandıkları zaman kendilerini garanti altına almak istiyor.
İleriki zamanlarda bir bardak su verecek evlat istiyor. 
Eskiden çoğu anne için evladın erkeği ya da kızı olmazdı. 
Onlar için evlat, evlattı. 
Ama şimdiki babaların bir anda kızcı olmalarını anlamakta güçlük çekiyorum. 
Babalar, kendileri için güç olanı gördüler. 
İleride bu güçlüğü çıkaracak olanın da erkek evlat olduğunu öğrendiler.
Daha 15 yaşına bile gelmeden, erkek çocuklarının kendilerine dikleneceklerini biliyorlar. 
20 yaşına geldikleri vakit ise bir daha dönmemek üzere çekip gideceklerini de biliyorlar. 
“Oğlum hastayım. 
Gel beni doktora götür” dedikleri zaman, oğlundan şu cevabı alacağını da biliyorlar: 
“Hastalanmasaydın!” 
Ya da gelin olacak cadalozun elinde, oğlunun oyuncak olacağını da biliyorlar. 
Oğlunun üstünde artık “gelin kızın hükmünün” geçeceğini de biliyorlar. 
Belki bu yüzdendir, çevremdeki erkek arkadaşlarımın çoğu kız çocuğu istiyor. 
Çünkü kız çocuklarıyla aralarında bir duygusal ilişkinin olacağını da biliyorlar. 
Aynı zamanda bu ilişkinin bir ömür boyu süreceğini de. 
Nasıl olsa kız çocuğu evlenip gitse de bir gözü baba ocağında olacak. 
Oysa erkek evlat öyle mi? 
Artık bildiğimiz erkek çocukları, hayırlı evlatlar değil. 
Geçen gün bir erkek arkadaşım “Mevlid Kandili”ni kutlamak için annesiyle, kaynanasını telefonla aradı. 
Telefon konuşmasından, “annesiyle mi yoksa kaynanasıyla mı” konuştuğunu çok rahatlıkla anlıyorsunuz. 
Annesiyle konuşma şekli aynen şöyleydi: 
“Kandiliniz mübarek olsun anne. 
Tamam tamam kısa kes. 
Yine mi anne? 
Daha geçen gün para verdim. 
Bu paraları nerede harcıyorsunuz?” 
Kaynanasıyla da şu konuşmayı yaptı: 
“Selam anneciğim. 
Kandiliniz mübarek olsun. 
Akşama elinizi öpmeye geliriz. 
Akşama isteğiniz bir şey var mı? 
Tekrar elinizden öperim anneciğim.

Babacığıma da selam söyleyin.” 
İşte böyle sevgili okuyucularım. 
Sen bir anne-baba olarak o yaşa kadar büyüt, sonra el kadar değerin olmasın. 
Vallahi erkek çocuk olacağına, kız çocuğu olsun. 
Üstünde de borcun olsun!

Sinan Akyüz

Alıntı

Etiketler:

Yorum Yaz