Murat Üregen

Ben sevgiye şair oldum.
Ben sana sevdalı.
Şiir dediğin senmişsin.
Özlemekse satır araları..

Murat Üregen 08.Haziran’16

murat-uregen-resim

Sana ne desem,ne söylesem yine de kalıyor yüreğimde kelimeler…

Murat Üregen

murat-uregen-resim

ÖZLEM

Dalgalara vurasım var kendimi.
Denizlere atasım.
Söylesem duyar mı sesimi.
Söylemesem, özlesem.
Alıp hasreti atasım var.
Kıyısındayım dönemem ki.
Seni çok sevesim var.

Murat Üregen 08.Haziran’16

deniz-resim-gorsel

Ömür dediğin nedir ki?
Kuru yapraklar gibi savrulmak mı
Dallarından düşerken yere ?
Yoksa bir çocuğun gülüşünde takılıp kalmak mı?

Murat Üregen

sonbahar-cocuklar-resim

Ben sevdanın her rengini yaşadım.
Sevgilerin de öyle.
Ama en çok Menekşenin moru yakıştı
sevdalı yüreğime….

Murat Üregen 07.Haziran’16 (11:03)

mor-sal-flar

SİYAHTI BUGÜN

Ne yazayım kelimelere.
Ortalık bu denli kırmızıysa.
Ne yazayım kelimelerde.
Yaşam bu denli ucuzlamışsa.
İnsanın insanı üç kuruşa sattığında.
Sevdalar yalan olmuşsa.
Ne yazayım…

Murat Üregen 07.Haziran’16

tunel-siyah-murat-uregen

Yarın yeni bir gündür, yeni yeni umutlar,
Sen yine gökyüzünde sıcacık salınırken
Yine aşk var, yine sevgiler, yine dostluklar.
Hicbir şey olmasa bile yüregim yeter bana,
Bir de yüregimdekiler diyebilmelisin…

Murat Üregen

eller-nisan-yuzuk-sevgi

Bir iyilik yap kimse bilmesin,
Birini sev yüregine koy kimseler görmesin. …

Murat Üregen

kuslar-ve-adam-iyilik

YAŞAMAK

Öyle sıradan yaşamamalı insan hayatı
Sabah kalkıp yüzünü yıkamak
Koşturup işe gidip gelmek olmamalı yaşam.
Gidip gelmeler doldurmamalı sadece hayatın içini.
Sürüdeki koyun misali olmamalı,
Çoban seni nereye götürürse gitmemeli.
Gözlerini kapamalı insan, rüzgarın sesini dinlemek için.
Ayakların seni götürmemeli istediği yere,
Sen de yön verebilmelisin istediğinde.
Daha çok rakı içmeli insan,
Daha çok sarhoş olabilmeli ,
Dinlerken „ Fikrimin İnce Gülünü“ .
Daha çok mangal keyfini yaşamalı insan,
Daha çok yemeli közlenmiş domatesle, biberi.
Asma altında yenen kebabın tadını da unutmamalı,
Adana’da yenen kebaplarla içerken şalgamı.
Öyle kollestrol falan da düşünülmemeli.
Aynada sevebilmeli insan alnındaki kırışıklıkları
Göbeğini okşayabilmeli bakarken eski resimlere.
Koşamasada eskisi gibi yokuşu aşağıdan yukarı
Yavaş da olsa çıkmalı ağır ağır.
Yoldan geçene selam vermeli,
Halini hatırını sormalı yan komşunun.
Simitle çayın tadını unutmamalı insan.
Çay bahçelerinde içilen semaverler gelmeli aklına.
Kışın kar yağarken oynanan kartopları,
Gece yakılan ateşle kutlanan fener alayları,
Bayram sabahlarında toplanan şekerlerin tadı,
Annenle gittiğin sinemalar,hamamlar,
Komşu kızına baktığın çapkın bakışlar silinmemeli.
Kaldirımlarda gizlice içilen şarapla fıstık,
Bomonti biranin tadıda kalmalı damağında.
Elinden kaçtığında şaşkın ve de çaresizce
Baktığın uçan balonun gelmeli aklına.
Ya da kamışlardan yaptığın ilk uçurtman
Süzülürken gökyüzünde alımlı alımlı
İşte bu benim diyebilmenin onuru düşmeli aklına.
Ne yaptıysan yaptın, yanlışlıklar hatalar herşey benim,
Herşeyi doğru yaptım diyebilmelisin.
Yaptığım hatalardan dolayı kendimi affediyorum
Diyebilmeli insan hayatta.
Dönüp arkaya baktığında iyikiler daha çok olmalı
Keşkelerin yerinde.
Öyle hesap kitap da yapmamalı insan kendiyle.
Sadece hayatın bir ucundan tutunup yaşamalı
Dolu dolu her anı zamanın.
Mutlu olmak için beklememeli gökkuşağını.
Baktın olmuyor, boya gitsin duvara tüm renkleri diyebilmeli.
Oğlun olmalı umudun mavisi, kızın olmalı pembe güller gibi.
Sevdan olmalı en sevdigin renk eflatun gibi.
Yarin olmalı kuzucuğun gibi bembeyaz.
Sevmelerin yeşilin tonları gibi olmalı.
Papatya gibi güzel sarı, yeşil ve de beyaz.
Sen sen olabilmelisin hayatda.
Unutma ; hayat insanlara sunulan en değerli armağandır,
Ve sende hayatın kendisi.
Sev ki sevilesin, özle ki özlenen sen olasın.
Paylaş herşeyini herkesle, öyle uzun uzun da düşünme,
Acaba doğrumu diye.
Beklentisizce sun neyin varsa heybende.
Bir iyilik yap kimse bilmesin,
Birini sev, yüregine koy kimseler görmesin.
Akşam yatağa girdiğinde hicbirşey bölmesin uykunu,
Düşlerinde beklerken sevdiğini,
Portakal kabuğunun kokusu doldursun odayı yastığının altından
Unutma; sen cansın, sen yaşamsın, sen güneşsin.
Aksam battığında bulutların arkasında yok olamazsın.
Yarın yeni bir gündür, yeni yeni umutlar,
Sen yine gökyüzünde sıcacık salınırken
Yine aşk var, yine sevgiler, yine dostluklar,
Hicbir şey olmasa bile yüregim yeter bana,
Bir de yüregimdekiler diyebilmelisin.
Bu sabah uyandiginda sen yine sen olacaksan.

Murat Üregen 09`Viyana

kadin-papatya-siir-sevgi

SEN HEP VARDIN

Bana soruyorsun ya nasılsın diye.
Hala güneşle uyanıyorum sabahlarda.
Hala gece konuşurum yıldızlarla.
Hala sabah kahvemi içebiliyorum tek başıma.
Hala denizin kıyısında selam yolluyorum sana.
Hala sen yüreğimdesin.
Hala çayımı şekersiz içerim.
ve hala seni sever,
Sanadır yazılmamış şiirlerim…

Murat Üregen 06.Haziran’16 (12:53)

deniz-resim-gorsel-gemi-manzara

Bir abimiz diyor ki ; ‘Artık eski aşklar kalmadı. Nerede o sevgiler. Köfteci bile kapısına Since 1969 yazarken biz daha sevecek bir yürek bulamadık’…..

Murat Üregen

kofteci-bile-kapisina-since-yazarsa

Sevgi sarılmaksa yürekten.
Sarılın sevdiğinize bazen yüreğinizi bile beklemeden……

Murat Üregen 06.Haziran’16

kedi-ve-yavrusu-sevgi-resmi

UMUT OLSUN

Maviye özlemse martının
uçuşmalarında.
Bir deniz bekler seni.
Yolunu yitirdiğinde uzaklarda.
Geri gelmek, geri dönmek
dalgalara.
Bildiği, sevdiği diyarlara.
Kirlenmiştir kanadı martının.
Kırılmıştır bilinmez.
Döndüğünde geri.
Yeniden denizinde uçmaya.

Murat Üregen 06.Haziran’16

deniz-marti-resim-huzur-umut

ÖZLEDİM SENİ

Düne sordum seni,
Bugün geleceğini söyledi.
Yarın bir köşede durmuş.
Sevinçle bekliyordu ikimizi..

Murat Üregen 06.Haziran’16 (09:12)

ozlem-sarılmak-kadin-erkek-resim-gorsel
 Günaydın dünyanın tüm güzel insanları.
Melisa Ceren ve Berfin Can benim iki çocuğum. Berfin Can’da sayılı ismi Berfin olan erkeklerden bir tanesidir. Doğduğunda tıpkı isminin kar tanesi olduğu gibi kar yağıyordu gece.
Onlara her zaman ‘ İnsanın anne veya baba olduğunda çocuklarına anlatacağı yaşanmış hikayeleri olması gerekir’ derdim.
Çocukluğumda başlayan yaşanmışlıklar benim hayatımın her döneminde birçok hikaye tadında günlerle dolu geçti.
Bugün Ramazanın ilk günü. Hadi size bir de 5 yaşımda başlayan ve çoğu arkadaşımın bilmediği ramazan hikayemi anlatayım.
Önünde bahçesi olan küçük evimizde ramazan ile birlikte evde bir hareket başlardı. Ben de bilmeden sevinirdim. Mahallenin çocukları bir kaç gün sonra ‘2 tane oruç tuttum, 3 tane oruç tuttum’
derdi. Oysa ben hala bir tane bile tutamamıştım. Çocuk aklımla bana göre oruç geceleyin kalkılınca tutulan civciv gibi bir şeydi ve herkes kalkınca tutuyordu. Anneme ‘ gece beni de kaldırın, ben de tutacağım derdim’ Annem de bana küçük olduğumdan kıyamaz kaldırmazdı. Sabah kalkınca ‘beni niye kaldırmadınız’ diye sitem ederdim. Annem de ‘Söz seni son gün kaldıracağım derdi ve de yapardı.
O yaz tatilinde camiye Kuran kursuna gittiğimizde oruç tutmanın benim bildiğim gibi olmadığını öğrendiğimde bayağı bir hayal kırıklığına uğramıştım ve kimselere söyleyemedim.
Akşam babam işten gelinceye kadar hazırlanan iftar sofraları sanki bayram yemekleri gibiydi. Hele komşuların birbirlerine gönderdiği yemeklerle sofralar hep dolu dolu olurdu.
Sofralar bereketliydi, çünkü insanlar iyi niyetliydi. Sevgi ile yapılırdı her şey. Mahallemiz vardı, mahalle komşularımız. Bir şey olsa koşup gelecek bir dolu insanın arasında yaşardık. Ev sahibimizin annesi beni sevdiğinden en sevdiğim Patatesli Böreği sadece benim için yapardı.
Sevgi vardı evlerimizde, saygı vardı. Babam sofraya oturmadan yemek başlamazdı. Eve ekmek getiren, bileği gibi yüreği de sağlam babam.
Bugün eskileri bu kadar çok anıp yaşıyorsak bu bizim artık eskidiğimizden değil de insanın zamanı çok hızlı bir biçimde tüketip yeni yeni alışkanlıklara yönelmesindendir.
‘BUGÜN BENİM EN GÜZEL GÜNÜM ‘ dediğim ve güne bir sabah kahvesinde başladığım bu gün de sevgiler sarsın yüreğinizi.
Sizi mutlu eden ne varsa yapın. Kimseyi, kimseleri beklemeyin. Değerli olan sadece sizin hayatınızdır. Siz sevin ki hayatı hayatın kendisi de sizinle var olsun.
Sevgiler sarsın o kocaman yüreğinizi….
cocuklar-sevgi-siir
 Kalk geliver bir kaç adım ötedeyim.
Sen uzak dersin ben sendeyim.
Kahven bile soğumaz
Seni beklerim……Murat Üregen 05.Haziran’16
eller-saat-zaman-sevgi-siir-resim-gorsel
 Yüreğime ektiklerini tüketiyorum
Seni seviyorum derken…Murat Üregen 05.Haziran’16
kibrit-ask-yanmak-siir-resim-gorsel

SEVMEYE

Ne çok sev birini kendinden,
Ne de az yüreğinden.
Ama sev, adam gibi, insan gibi,
Bir çocuk saflığında sev.
Çiçeği sever gibi,
Güneşin doğuşunu bekler gibi,
İçin kıpır kıpır olsun.
Yüreğin sığmasın yüreğine.
Haykırırcasına son çığlığında gecenin.
Öyle dolu dolu sev.

Murat Üregen Viyana Subat 09

sevmeye-murat-uregen-siir

Papatyam

Uçurumun kenarında yetişebilecek kadar korkusuz ve özgür bir çiçek, hem küçük bir çocuk gibi sevimli ve masumdur papatyalar.

Dünyanın en güzel Papatyasına, iyi ki varsin

papatya-siir-resim-gorsel
Seni seviyorum canım gibi.
Var mı daha ötesi…Murat Üregen
murat-uregen-resim
Günaydın dünyanın tüm güzel insanları.
ODTÜ’ de yurtlarda kalırken paramız bittiğinde kantinden alışveriş yapardık. Çayları o kadar açıktı ki renkli su misali gibiydi. Genellikle bizim odada elektrikli çay ocağımız bulunurdu. Yasak olmasına rağmen bir tane de yedek tavan arasında saklıydı.
Genellikle ben erkenden kalkardım. Zaten oldum olası uykuyu hiç sevmedim. Çocukluğumundan beri her zaman uykunun bir şey üretmeden geçen bir zaman olduğunu düşünürüm. Altmış yıllık bir zamanın nerdeyse 20 yılını bir şey yapmadan yatakta geçirmek.
Kahvaltıyı hazırlar, artık neyimiz varsa masaya koyardım. En güzeli de çatala takılan ekmeği kızartıp üstüne tereyağ koymak olurdu. Hele bir yerlerden ev yapımı reçel de gelmişse işte o zaman keyifler tavan yapardı.
Şimdiler de kahvaltılar dışarlarda yapılır oldu. Çirkin mi bence değil ama yine de evlerdeki gibi olmuyor. Çocukluğumuzun günlerindeki kahvaltılar gibi de asla olamaz.
Büyüdükçe hepimiz bir yerlere uçup gittik. Evden ayrılan göçmen kuşlar gibi. Yazın geri dönerdik. Bizim geleceğimizi bilen annelerimiz biz istemesek bile o en sevdiğimiz börekleri, çörekleri üstelik sabahın köründe kalkıp yaparlardı. Sıcacık yiyelim diye.
Yatakta mis gibi gelen kokularla uyanmak. Öyle meditasyon falan nedir bilmeyen annelerimizin özel reçeteleriydi onlar bizi mutlu eden. Daha kokusunu içinize çekmeden yüze yayılan mutluluklar gülücük olarak annemizin yanağına konulan öpücük olurdu.
‘KUZUMMMMMM hadi kalk kahvaltı hazır ‘ sesiydi hayatın özeti.
İçinde sevgi, içinde aşk, hasret, özlem olan.
Saygıydı bize gelen bu güzel sözler.
Gerinerek uyanıp, pijamayı bile çıkarmadan doğru masaya.
Buydu mutluluk, buydu yaşama sevinci.
‘BUGÜN BENİM EN GÜZEL GÜNÜM’ dediğim günlerdi o günler.
O günlerin anısına tüm annelere selam olsun. Yüreğimden geçen sevgilerimi söyleyin.
‘Bizim arkadaşın sana selamı var anne’ o sormaz bile kim diye. Tanır beni hiç görmeden, sever beni hiç bilmeden. Öper evladı gibi yüreğimden….
Sevgiyle kalın, sevgiler sarsın tüm anneleri….
kahvalti-masasi-aile
SESSİZLİĞİMDE
Şimdi radyomu açsam,
O en sevdiğim şarkı çalsa.
Sussam,
Kendimi türkülerde bulsam.
Konuşmasam,
Bir sigara bir de çay.
Geceyi alsam.
Murat Üregen 05.Haziran’16
radyo-resim-gorsel

BENDEN KALANLAR

Bir gün gittiğimizde bu yerlerden,
Bir adımız kalacak, bir de yaptıklarımız.
Birileri ‘iyiydi’ diyecek, birileri hiç bilmeyecek.
Birilerinden bir olmak da yetmeyecek.
Birileri hep sevecek, o bizdendi diyecek.
Yaşarken birisi olsun hayatınızda,
Kendinizden daha çok sevecek….

Murat Üregen 05.Haziran’15

murat-uregen-siir-resim
AY DOLUNAY
Bu gece ay ne güzel.
Bu gece ay dolunay.
Kocaman ve turuncu.
Dünyanın tüm dileklerini
almışlar.
Alıp hepsini toplamışlar.
Bu gece bir dilek istemeli.
Bu gece dilemeli hayalleri.
Öylece kapatıp gözlerini.
Bir kere daha doğduğunda
ay geceye.
Dileklerim gerçek olur.
Yıldızlar dolar geceme….
Murat Üregen 04.Haziran’15
ay-dolunay-cocuk-resim-siir-murat-uregen
 Aramasam bile seni yok değilsin ki bende.
Suskunluğunda fırtına da kopmaz.
Susarız ikimiz bakarken resmine..Murat Üregen 04.Haziran’16
kadin-siyah-beyaz-resim-gorsel-siir-murat-uregen

 BİR YUDUM SEVGİ

Bu gece bir şişe şarap olmalı.
Sen de olmalısın yanımda.
Sana plaklar çalmalıyım.
Eskilerden ne varsa anlatmalıyım.
Başın göğsümde sarılmalıyım.
Geceyi şaraba katıp yudumlamalı.
Seninle sabahı geceden yaşamalı….

Murat Üregen 04.Haziran’15

sarap-kadeh-sevgi-siir
Ben seni yokluğunda çok sevdim.
Sen geliverdin.
Ben sadece sana seni verdim….Murat Üregen
seni-cok-seviyorum-resim
Ölüm yok olup gitmek değildir kimi zaman.
Öyle insanlar vardır ki onlar sadece bir yerlere gitmiş gibidir.
Çocukluğumda sabahın dördünde kalkıp uykulu gözlerle
ama merakla beklediğim hayallerimizin kahramanı,
özgürlük savaşçısı güzel insan güle güle….
muhammad-ali-1942-2016
 ÖZGÜRLÜK
Kendi uçurtmanı yapmalısın.
Göklerde süzülsün diye.
Kendin olmalısın göklerde.
Bulutlara ellerin değsin diye ..
Murat Üregen 04.Haziran’16
 
ucurtma-resim-cocuk-siir-gorsel

 Günaydın dünyanın güzel insanları,

1970 yılının yazında Haziran başlayınca ilkokul yeni bitmişti. M.Karaciğan İlkokulu’nun en başarılı öğrencilerinden birisi olarak okulu bitirmiştim. Hemen yanımızdaki Mevlana Ortaokulu’na gitmenin heyecanı vardı. Birde üstüne üstlük Konya Maarif Koleji’nin yazılı sınavlarını kazanıp ama sözlüsünün tarihini kaçırdığımız için gidemediğim bir üzüntü ile yaz başladı.
Yeni taşındığımız kooperatif evinin borçları babamın maaşını aşıyordu. Altı çoçuk,annem ve babam derken sekiz kişinin tüm yükü babamdaydı.
Anneme ‘ ben yazın çalışacağım dediğimde boyum tam 1.35 m diydi. Nereden mi biliyordum. O zamanın Ford minibüslerinde ayakta giden tek yolcuydum.
Bir kaç denemeden sonra annemi de ikna edip Konya Kunduracılar Sanayinde Durak çay evinde iş buldum. Haftalık 100 TL. Bazıları için servet gibi para. Haftalık tam 100 TL. Sabah saat 6 de kalkıp DSİ’nin servisiyle gidiyordum işe. Akşam saat 19:30’ a kadar günde 1200’ün üzerinde çay dağıtıyordum.
İlk haftalığımı aldığımda 1 TL dolmuş parası vermemek için özellikle iki tane 50’lik almıştım.
Anneme parayı verince mutfakta sessizce ağladığında ona sarıldığımda ana oğul ikimizde ağlaştık.
Ertesi gün pazardan at arabasıyla alınan sebzeler, kavunlar, karpuzlarla mahalleye gelirken arabacının yanında nasıl da keyifle oturmuştum.
Annemin verdiği 10TL ile bir karton Teksas, Tommiks, Zagor alıp tanesini 25 Krş.’a mahalledeki çocuklara kiralamaya başladım. Parası olmayan bilye, naylon,kayısı çekirdeği veriyordu.
Bir yaz böyle çalıştım. İşte o zaman boyumdan fazla büyümüştüm.
Haziran benim için hep özel olmuştur.Boyumdan büyük insanların arasında hayatı öğrendim. Binlerce değişik insanla binlerce yaşanmışlıklar giriverdi hayatıma. Renkler karıştı çocukluk günlerime.
Ondandır çayı bu kadar çok sevmem, kahveyi iyi bilmem. Ondandır yüreğimin bu denli kocaman olması ve gönlümdekiler.
O zamanlardan kalmadır ‘BUGÜN BENİM EN GÜZEL GÜNÜM’
demeler.
Sevgi dolu bir yüreğe sahipsem eğer o günlerdir bana bilmeden sevgi verenler….. Sevgiyle kalın, sevgilerle olsun her şey…

cay-dostluk-murat-uregen-sevgi
murat-uregen-siir-gorsel

SEVEBİLMEK YENİDEN

Yıkılan duvarlara tuğla örmek gibi
bir şey
Seni yeniden sevebilmek.
Gözlerinden bir tane, sözlerinden bin tane.
Yeniden yeniden örebilmek….

Murat Üregen 03.Haziran’16

sevgi-ask-resim-murat-uregen-siir

SEN VE BEN

İstesen de sevemezsin beni,
Benim sevmeyi sevdiğim gibi.
İstersin bilirim de güzel gözlüm.
Sen sevmeyi bilemezsin.
Herkes gibi seversin.
Çocukları,kuşları,ağaçları.
Sen gönül veremezsin.
Bense sevdaları taşıyan yüreğimde,
Binlerce çiçek ekmişim gönlüme,
Menekşeler, yaseminler, gelincikler.
Kızıllığı vurur güne batanlara,
Açtığında güller.
Ben bin severim bir söylerim.
Hayatadır eyvallahım,
O kocaman yüreğimi açmışsam eğer,
Bilki beklediğimden değil senden.
Seni ben de gördüğümden..

Murat Üregen 03.Haziran’16

kadin-siir-ask-arkasi-donuk-kadin-resim-gorseli
Sen söylesen ben duyardım.
Dudaklarına yakışmamış sesim….
Murat Üregen 03.Haziran’16

siluit-kadin-erkek-resim

 Yaşamalıyım, çünkü hikaye güzel….

Murat Üregen

papatya-siir-resim
Çok mu bencillik ettim.
Seni herkesten çok severken…..
Murat Üregen 03.Haziran’15
Murat-Uregen-resim-gorsel

USTAYA

Ne vatanı sattık üç kuruş için.
Ne de puştlarla düşüp kalktık.
Dik durduk başımız hiç eğilmedi.
Sürgün olduk, ölüm olduk idamlarda.
Sevdik mi sevdik, onurumuz dedik.
Bir nazlı yardan ayrı kaldık.
Bir de gölgesinde çay içtiğimiz ağaçlardan.
Toprak bizim,su bizim, gökyüzü bizim.
Bizimdir denizinde özgürlüğümüz.
Geçer bu bulutlar, bu yağmurlar.
Özgürce uçacak kuşlar.
Bedenim bir yerlerde kaldı sensiz.
Şiirlerim de sen ve memleket .
Üzülme nazlı çiçeğim, ela gözlüm.
Gün vardır gelmemiş, biter elbet hasret…

Murat Üregen 03.Haziran’15
(03. Haziran.1963 Ölüm yıl dönümü)

nazim-hikmet

MAVİ OLSUN SEVGİLERİM

Ben beyaz,
Sen mavimi mavi.
Ben bulut,
Sen deniz.
Haziran da güneş,
Bir martı uçar.
Bakarım sana.
Esmesin rüzgar.
Ayrılmayalım.
Sana bakar,
Seni isterim.
Ne ölüm,
Ne yokluk.
Ne özlem,
Ne hasret.
Durur öylece
Seni seyrederim.
Haziran da sevmek,
Bulutlardan bir yürek.
Deniz mavi.
Deniz sessiz.
Gökkuşağını beklerken…

Murat Üregen 03.Haziran’16

gokyuzu-mavi-kus-siir

DÜŞLERCESİNE

Maviydi sihir, gizem mavi.
Renklerin en güzellerinden biri.
Maviydi umutlarım,hayallerim mavi.
Bedenimde,ruhumun derinliklerinde.
Seni görmüştüm maviliklerde.
Biraz göklerden, biraz denizden.
Bulutlarla seni masmavi severken….

Murat Üregen 02.Haziran ’15

deniz-kenari-kadin-siir-resim

DÖKSEM İÇİMDEKİLERİ

Bir anlatsam içimdekileri.
Söyleyebilsem demediklerimi.
Yaşadıklarımı birer birer.
Dalıp gitsem hayata yeniden.
Çocukluğum mu desem,
Gençlik bir başkaydı söylemesem.
Yılları alıp yanına gelsem.
Sen bir çay koysan şöyle demlice.
Otursan beni dinlesen, ben söylesem.
Belki bir de türkü olur geçen gidene.
Yüreğimi sana döksem…..

Murat Üregen 02.Haziran’15

yasli-adam-sigara-icen-adam-resim
Öyle uzak ki sana gelen yollar.
Ve öyle yakın ki bana…..Murat Üregen

agaclar-sonbahar-resim

Günaydın dünyanın tüm güzel insanları,

Tanrıdan diledim bu kadar dilek
O yarin yüzünü bir daha görek
Bana kısmet değil dizinde yatmak
Dizinde yatıp da yüzüne bakmak…..

bir kara kasin bir kara gözün
deger dünya malına…

Bu türküyü sanırım çoğunuz duymuşsunuzdur. Ben geçen sene Fethiye’de çalışırken daha önce Güneydoğu Anadolu’da askerliğini yapan bir kaç kişiyle tanıştım. Hemen hepsi bu türküyü o kadar çok seviyorlardı ki neredeyse hergün dinler olduk.
Erzincan yöresine ait bir türkü bu. Özlemin bu denli koyu bir kahve gibi içildiği başka bir türkü yoktur sanırım. Yirmili yaşlardaki ana baba kuzularının nedenini dahi bilmediği bir şeylerin içinde yaşarken dinlediği türküdür bu. Anaya, sevgiliye, eşe, yavukluya hasrettir. Belki de hala sevdiğini söyleyemediği sevgiliye.
Bizler sıcacık yataklaramızda günü geçirip sabah uyandığımızda çayımızı içerken onların bu güzel yurdun bir yerlerinde sessizce söylediği bekleyişin adıdır.
İnsan umudunca hayata tutunur. Hayaller beklenen güzelliklerdir bizi hayata bağlayan.
Bu sabah erkenden kalkıp, kocaman bir kahve aldım yanıma. Bir taraftan bunları yazarken bir taraftan türküyü diniliyorum.
Bizi biz yapan değerlere, erdemli olmaya, yüreğimizi beklentisizce sunmaya, sevgileri paylaşmaya ve her şeyden önemlisi insan olmaya ulaşabilmek için neler yaptığımı, nelerden vazgeçtiğimi ve ruhumu nasıl temizlediğimi düşündüm.
Bu karanlıkta aydınlıklar nasıl gelecek diye de endişem yok. Güneşi bekliyorum. Denizin maviliklerini görebilmek için. Umudunuz hiç kaybolmasın. Adı ne olursa olsun beklentilerimiz bizim kavgamızla olur. Hayatla kavgaysa eğer sonuna kadar.
Unutmayın; BUGÜN BENİM EN GÜZEL GÜNÜM demeyi.
Sevgiler sarsın o güzel yüreğinizi…

kadin-erkek-ask-sevgi

Sevda başkasının hayatını yaşamaksa,
Yaşarım hayatı sevdayla….

Murat Üregen 01.Haziran’16
(Honoré de Balzac’ı saygıyla anıyorum)

manzara-yesillik-tahta-kapi

YILDIZLAR DOKUNUR GECEME

Dolunay penceremden girmiş,
Etrafında bir kaç beyaz bulut.
Ay doluverdi yüreğime.
Gece mavi mi mavi deniz gibi.
Denizi almışlar gökyüzüne
yıldızlar yapmışlar.
Su damlası parlıyor gecede.
Gecede yıldızlar su damlası.
Dilekler tutmalı, umutla uyumalı.
Hayallerimde binlerce yıldız.
Hepsi de değil istediğim.
Sadece bir su damlası…

Murat Üregen 01.Haziran’15

yildizli-geceler-siir
Şöyle bir uçasım var,özgürce.
Seni yanıma alasım var, sevgimle.
Seninle maviliklerde,
Seninle denizlerde kaybolmak var.
Sessizce…….

Murat Üregen

deniz-marti-resim-huzur-umut
BAHAR DALIM
Sana uzağım.
Sana yakınım.
Sana kavuşmama
dallar kaldı sevdiğim.
Bu bahar biraz,
Bu yaz bir kaç yaprak.
Sonbaharda sen bana yakın.
Kışa saracak seni kollarım…

Murat Üregen 01.Haziran’15

bahar-resim-agac
 GÜN BENİMDİR

Günaydın güne, güneşe.
Günaydın balkonumdaki minik kuş.
Köşedeki ağaç,bahçede çiçekler.
Beyaz bulutlar selam olsun size.
Birazdan gelirim geç kalmam.
Çayımda kalmış son bir yudum.

Murat Üregen 01.Haziran’16

cocuk-boya-sirin-masum
Günaydın dünyanın güzel insanları,
Sıcak bir yaz gününe demli bir çayla başlamak, bir dolu kahvaltıdan sonra güne hazırlanmak gerek. Birazdan sokağa atacağım kendimi. Dünden planladığım yerlere gideceğim. Yolda bir tanıdık görmek için bildik yerlerden geçeceğim. Uzun zamandır görmediğim bir dost çıkar belki karşıma.
Eskilerden olsun ki yaşadığımız o güzel günler sanki hiç olmamış gibi anlatılsın. Zaman makinasına özlem duyar olduk. Zamanı yaşadığımız o güzel günlerde kalmak istercesine.
‘Ne güzel di o günler beeee’ diye söze başlamak. Gerisi nasıl olsa geliveriyor. Sanki ilk defa ağaçtan Erik yemişiz, sanki ilk defa mahallenin kızları ile gülüşmüşüz, sanki ilk defa komşunun camını kırmışız gibi.
Gözlerimizdeki sevinçlerin parıltılarının içimizde yıldızlar gibi olduğu o güzel günleri anmak yeniden.
Galiba yaşlanıyorum. Galiba daha bir çocuk oluyorum. Galiba yaşlanıyorum. Galiba yaşadığım o güzel anlar gecelerimde benimle oluyor.
Peter Pan’ı neden çok sevdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum.
Kendi filmini kendi çekermiş insan. İster renkli, ister siyah beyaz. Dilediğinde oynatır yeniden. Bir kere daha seyreder oturduğunda denizin kenarına. Hele bir de güzel bir dost varsa yanında….
Unutmayın ‘ BUGÜN BENİM EN GÜZEL DEMEYİ’
Unutmayın sevmeyi… Sevgiler sarsın o kocaman yüreğinizi..
murat-uregen-resim-sevgi
Bizimkisi iki gönülde bir yürek.
Sorarlarsa eğer ‘Sevda nedir’ diye,
Derim ki;
Kendini sever gibi sevmek…

Murat Üregen

mum-resim-yanmak

Etiketler: , , , , ,

Yorum Yaz